Bilgi
toplumu olmak istediğimiz, AB ile uyum sürecine girmeye çalıştığımız
şu dönemde ön planda olmayan ÇEVİRİ bütün bu gelişmeler açısından
hayati önemi olan bir konu.
*
Ülke çıkarlarını dışarıda temsil eden devlet adamlarımızdan, diplomatlarımızdan
dış ticaret temsilcilerimize, iş adamlarımızdan spor adamlarımıza,
kısacası kültürel ve sosyal alanda uğraş veren herkesin ihtiyacıdır
ÇEVİRİ.
*
ÇEVİRİ uluslararası ilişkinin her aşamasında iki ayrı dil ve kültür
arasında yazılı-sözlü iletişimi sağlayan, uygulama alanlarına göre
kendi içinde uzmanlaşma ve profesyonellik isteyen başlı başına bir
meslek dalıdır.
*
Teknoloji alanında son yıllarda yaşanan gelişmeler, ülkemizin teknoloji
transferi, ithalat ve dışa açılmada yoğun çabalara girmesiyle özellikle
kaliteli çeviriye duyulan ihtiyaç katlanarak artmıştır.
*
Özellikle yeni kavramlar ve terimleri gerektiren, sürekli gelişim
içinde olan teknik ve hukuk alanlarında çeviri ihtiyacı gözle görülür
bir şekilde artmaktadır.
Hızla
ve sürekli artan çeviri ihtiyacı, özel ve resmi kurumların bünyelerinde,
istihdam ettikleri çevirmenler, serbest çevirmenler, çeviri büroları
ve çeviri firmaları tarafından karşılanmaya çalışılmaktadır.
Çevirmenliği
gerçek anlamda meslek edinmiş olan, zamanını ve emeğini bu konuda
yoğunlaştıran profesyonel çevirmen sayısı yeterli olmadığı için
ciddi bir açık meydana gelmektedir. Bu açık, boş zamanlarını çeviri
yaparak, ek kazanç sağlayan çeşitli meslek temsilcileri ile kapatılmaya
çalışılmaktadır. Ancak bu durum ihtiyacı yeteri kadar karşılamamakta,
daha önemlisi, bilgi çağına yaraşır bir düzeyde kaliteli çeviri
üretilememektedir.
Bu
nedenledir ki gerek bilgi toplumu olma yolunda, gerekse AB’ye uyum
sürecinde yol almak isteyen ülkemizde daha fazla profesyonel çevirmene
ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyacın ne kadar büyük olduğu, çeşitli
dillerde ciddi anlamda konusunda uzman profesyonel çevirmenlerin
aranmasından da anlaşılmaktadır. Üstelik sadece İngilizce, Almanca,
Fransızca gibi önemi bilinen dillerde değil, diğer Avrupa ve Asya
dillerinde de profesyonel çevirmenlere duyulan ihtiyaç açıkça ortadadır.
Gelişmiş
ülkelerde çevirmenlik mesleğinin meslekler literatüründeki ve ücretler
skalasındaki yerine bakıldığında çeviriye ve çevirmene verilen önem
anlaşılır. Böyle bir güçlü statünün oluşmasında bu ülkelerde yıllardan
beri çevirmenlik eğitiminde izlenen olumlu politikaların da rolü
açıktır.
Ülkemizde
çevirmenlik eğitimi, 1983-84 yıllarında Boğaziçi Üniversitesi’nde
İngilizce Mütercimlik ve Tercümanlık Bölümünde, bir yıl sonra da
Ankara’da Hacettepe Üniversitesi’nde öğrenci almasıyla başladı.
Sonraki yıllarda çeşitli üniversitelerde açılan mütercim tercümanlık
bölümleriyle birlikte halen her yıl yaklaşık 400 kadar öğrenci alan
7 ayrı kurumda İngilizce, Almanca ve Fransızca dillerinde çeviri
eğitimi yürütülmekte ve bu bölümlerde sektörün bir kısım ihtiyacına
cevap veren çevirmenler yetiştirilmektedir.
Henüz
ergenlik çağını yaşayan çevirmenlik eğitiminden beklenen, bu okulların
alanlarında uzmanlaşmaları ve iş dünyasının reel ihtiyaçlarını dikkate
almalarıdır. Dolayısıyla bu okulların, mezununu talep eden sektörlerle/piyasalarla
yeterli düzeyde işbirliği ve dayanışmayı oluşturmaları gerekmektedir.
Bu ilişkiler açısından olumlu gelişmeler olmakla beraber henüz yolun
başında sayılırız.
Çeviri
sektörünün sorunlarının çözümü mesleki örgütlenmeden ve ilgili çevrelerin
bir araya gelmesinden geçmektedir. Ne var ki bugüne kadar sektörde
ağırlığı olan kişi ve kurumları bir araya getirecek bir örgütlenme
girişimi gerçekleştirilememiştir. 1999 yılında kurulan ÇEVİRİ DERNEĞİ'nin
kurucularına ve kuruluş sürecine bakıldığında bu yönde önemli bir
adım atıldığı görülecektir. Çeviri bölümü öğretim üyeleri, çeviri
işletmecileri, serbest çevirmenler ve çeviri dostlarının aynı amaçla
ÇEVİRİ DERNEĞİ'nin çatısı altında toplanmaları sağlıklı ilişkilerin
bir sonucudur ve başlıbaşına önemli bir gelişmedir. Uzun yıllardan
beri arzu edilen bu tür bir gelişmenin ÇEVİRİ DERNEĞİ kimliğinde
gerçekleşmiş olması sektörün sorunlarının gündeme alınacağı ve çözüm
yollarının açılacağı inancını güçlendirmektedir.
Yetersiz
birçok insan çevirmenlik yaparak hem kendileri ağır bir yük altında
kalmakta hem de iş sahiplerine ve sektöre zarar vermektedir. Piyasada
ve kurumlarda çeviri hatalarının ve kalite düşüklüğünün yol açtığı
zararların boyutları sanıldığından da büyüktür ve milli ekonomimizde
kalem tutacak bir kayıptır. Ülkemizde çeviri ve çevirmenliğin standartları
ve normları, etik kuralları ve mesleki gerekleri yeni yeni oluşmakta
ve önemi de yeni anlaşılmaktadır.
Piyasada
yazılı çeviri için oluşan fiyatlarına bakıldığında, sektördeki oturmamışlık
ve dengesizlik hemen göze çarpar. İngilizce, Fransızca, Almanca
dillerindeki (1000 byte'lık) 1 sayfa çeviri için 4 ila 30 $ arasında
fiyatlar verilmesi dengesizliğin açık bir göstergesidir. Bu fiyatların
AB ülkelerinde (1 sayfa çevirinin) ortalama fiyatının 20-40 $ olduğu
gerçeği ile karşılaştırıldığında bu durum anlam kazanmaktadır. Fiyat
oluşmasındaki ölçüsüzlük, nitelikli çevirmeni de kalite arayan iş
sahibini de korumamaktadır. Çok özel bilgi ve birikim gerektiren
böyle bir mesleğe girebilmenin ülkemizdeki tek koşulu, sadece noterlerde
yemin zaptı düzenlenerek yeminli çevirmen statüsünün verilmesidir.
Bunun dışında başka bir resmi düzenleme yoktur. Kurumlaşmalara ihtiyacın
büyük olduğu ülkemizin bu ortamında ÇEVİRİ DERNEĞİ'nin kurulmuş
olması sevindirici bir gelişmedir.
ÇEVİRİ
DERNEĞİ'nin öncelikli görevleri arasında, hem çevirmeni hem iş sahibi
konumundaki özel ve tüzel kişileri koruyan iş standartlarının oluşması,
çevirmenliğin mesleki etik değerlerinin tanımlanması, sektörle akademik
kurumların işbirliğinin geliştirilmesi, meslek içi eğitim, dernek
üyelerinin kendi aralarında dayanışması, haberleşme, uzlaşmazlıklarda
arabuluculuk yer almaktadır ve bu konular Dernek içinde kurulan
komisyonlarla şimdiden gündeme alınmıştır. Deneyimli ve nitelikli
çevirmenlerin, bu alandaki yetkin eğitimci ve araştırmacıların,
sektördeki ciddi ve güvenilir işletmecilerin daha geniş katılımıyla
ÇEVİRİ DERNEĞİ bu görevleri daha büyük bir güçle yerine getirebilecektir.
ÇEVİRİ
DERNEĞİ 16 Aralık 2000 Cumartesi günü gerçekleştirdiği bir buluşmada
bu isteğini vurgulamıştır. Çevirmen, yazar, eleştirmen ve çeviri
eğitiminde yıllarını geçirmiş ve çevirmenlere örnek olmuş değerli
öğretim üyesi Prof. Dr. Tahsin Yücel’in onur üyeliğine seçildiği
bu buluşma sıcak, yoğun dostluk ortamda gerçekleşmiştir. Dernek
Başkanı Prof. Dr. Hasan Anamur'un yaptığı konuşmada Tahsin Yücel'in
onur üyeliğinin, geniş kesimlere ulaşıp etkin çalışmalar yapması
yolunda ÇEVİRİ DERNEĞİ'ne güç vereceği vurgulanmıştır.
“Ç.E.V.İ.R.M.E.N.” NE DEMEKTİR?
TÜRKİYE'DE SİNEMA ÇEVİRİSİ
|